azmin zaferi

ben ankarada özel bir şirkette müşteri temsilcisiyim bundan yaklaşık biray önce yaşadıgım ve halen yaşamakta oldugum bir anımı sizinle paylaşmak istedim ismim efe tabi gerrçek isimim degil 42 yaşında sevda isminde olgun ve çok sexi sarışın bir bayana ürün sattım tabi satarken ona hayran kalmıştım ama bir türlü ondan hoşlandıgımı belli edemiyordum ürün teslimatını ertesi gün tüm cesaretimi toplayıp evine gittim ve aldıgı ürünleri kontrol etmem gerektigini söyledin tabi buyrun diyip içeri aldı evde bayan arkadaşı vardı ben bu parti mallarda çok arıza oluyor beni şirketten gönderdiler eger arızalıysa degiştirelim dedim tabi bu arada çayım geldi mutfaga girdik çalıştırdım ürünleri çalışıyor ama ben yinede degişmesi gerektigini söyledim amacım bir daha gelmek ve yanlız yakalayıp açılmak bu arada sevda şarap gibi kadın her türlü fedakarlıga deger sarışın 160 boyunda balık eti yani tam türk işi ben ise 187cm 75kğ esmer yaşım 27 muza dönelim ben kalkacagım zaman yarın yinilerini geli dedim tabi bunu şirkete bildirmedim ben aynı ürünleri kendime diye aldım ve evine gittim ürünleri denedik bu sefer yanlızdı ve hemen konuya girdim ve ben aslında sizi görmek için gelmiştim şirketle alakası yok aklımı başımdan aldınız çok güzelsin vs iltifatlarla başladım bana önce ben evliyim olmaz desede ben iltifatlarıma devam ettim ve ufak bir dokunuş ikimizide ateşledi baktım ayakta dudurken sırtı bana dönek yaslanınca götü tam sikime degdi ve benh hemen boynuna küçük bir öpücük kondurdum bu onu çok etkilemiş olmalı ki dönemsiyle dudaklarıma yapışması bir oldu ayakta baya seviştikten sonra elimi bluzunuın içine soktum sütyen takmamış gögüs uçlaıyla oynarken bir yandaa öpüşmeye devam ediyor kazagını çıkarmak istedigimde biraz itiraz eder gibi o0ldum ama ben devam edince onuda yardımıyla çıkardım ve yatak odasına geçtik şimdiye kadar hiç kimseye yapmadıgımı sana yapacagım dedim çok merak etti ben ani bir hamleyle yatakta uzanan sevdamın amını yalamaya başladım bızzırını hafif hafif dişliyordum bu onu adeta delirtiyor ve saçlarımı çekiyordu agzıam boşalmasıyla birlikte sıaranınj kendisine geldigini söyledim ve benim 19cm luk küçügü agzına aldı ama ne alış ben yüzlerce kadın siktim ama böyle yalayanı ilk kez görüyordum adeta somuruyordu kendimi çok fazla tutamayacagımı anlayınca üzerime çektim üzerime oturdu bir jokey edasıyla kalkıp iniyordu boşalmamak için kendimi hiç bu kadar sıkmamıştım amacım beraber doruga ulaşmaktı ve hareketlerinden anladıgım kadarıyla boşalmak üzereydi bende gevşeyince beraber titreyerek boşaldık eşin gele bilecegini söyleyince doyamasamda giyinip çıktım şimdi uygun zamanı bekliyorum malum yarım kalan bir maçımız var herkese bol sexler

her gece ayrı hatunla

Merhaba Mobil Porno Hikayeleri seks okurları.  ben kendi şirketiolan 40 yaşında evli 2 çocuklu bir bayım çocukları halaalrına yaz tatiline gönderdim bizde hanımla beraber aarkadaşı selin hanım ve eşiyle beraber antalyaya tatile gittik bir iki gün sonra güneşlenmeye çıktık ordan geçen bikinili kızları gördükçe karımla en az 2 aydır sikişmediğimiz aklıa geldi resmen azmıştım gözümle sikecektim kızları benim kobra yerinde duramıyordu hanıma hadi odaya gidelim diyordu ne oldu azdın mı 60 gündür tık yok diyordu üsütmü değiştireyim dedi soyunma odasına gitti bende peşinden tabii odaya girer girmez saldırdım buna dur burda olmaz reziloluruz diyordu odaya kaday sabret derken bikinisinin üstü yerlerdeydi çıkarrtım malafatı karıma ağzına aldiyemedim halbuki üniversitde kaç defa almıştı ama ben diyemedim direk sokmaya başladım küçücük alanda karımı bağırtak sikiyordum allah seni ne yapsın yatakkta sikmiyorsun burda sikiyorsun dedi çevirip pompalamaya başladım o sırda bir çift göz( )dikkatimi çekti selin hanım biziizliyordu dahada abanmaya başladım karım çıldrımaya başladı 14 senedir böyle sikmdedin beni ne oldu sana diyor gözüm selinin göğüslerini takılmaya başladı karımı sikerken selini hayal ediyordum karımı bıraktım boşaldın mı dedi yeter bu kadar akşam takılırız dedim üsütünü giyinp gitti benim 23 lük ayaktaydı selin hanıma gel dedim yakaalnırız dedi boşver dedim yalamya başladı hepsini ağzının içine almya başladı bir anda aldım bunu aüsütünü parçaldım kucağımda sektirmeye başladım 10 dk kadar siktim çvirdim arkasını ordan basmaya başladım kadının iniltileri çoğalmmaya başladı tam boşalacakken yaşlı bir kadın bizi bastı ne oluyor dedi burd ane yapıyorsunuz sen bizi ne izliyon orospu karı dedim al şunu ağzına dedim karı ben kocamı 30 sendir aldatmadım sikitr kaltak deyip ağzına dayadım selinde ne yapıyorsın bırak karıyı diyordu sus fahişe seninde ağzına verecem merak etme dedim kadını duvara yaslayıp üsütünü yırrtım.( ) namusluyun güya 60 yaşında karı mayo giyiyon deiyp göğüsleri vauçalayıp yarrağımı selinin ağzına verdim oda usulunca beni boşaltmaya çalışıyordu 3 metrekare yede 2 karıyı sikecektim yaşlı akrıyı kucağıma alıp sektşrmeye bailadım dein istemeyen karı şimdi ben böyle sikilmedim kocam beni hi.ç böyle sikemedi deyip bağırıyordo seline dön dedim döner dönmez arkadan dayadım ne yapıyon dedi yavşaça dayadım buna bir süre sonra zevk almya bşladı yaşlı karı çıkarıp ağzaın averiyordum yaklaşık 5 dk böyle evamettikten kardına sen dön dedim arkadan mı sikecen dedi gülümsdi hiç tahmin etmediğim şekilde kadı n götveren çıktı kocası bunu götçüymüş kadının götü hemen aldı bunu anırta anırta sikmeye başladım yaklaşık 1 saatten fazla sikiştiğim için selinin ağzına patladım artık yorgun düşümüştüm gşdip odaya uyudum gece saat 11 gibi hanım geldi bugun yaşadıklarımız çok güzeldi odada devamını getirelim dedim yorgunum sikerim yorgunluğunu artıksikbeni dışarı gider gördüğüm ilk erkekle sikşirm ddi amına koduğumun karısı benşi tehdit mi ediyon dddyip saçından tutup duvara attım bunu demen sikilmek isityon seni öyle bir sikecem ki bu gece 6 ay sik görmek istemeyeceksin dedim üsütünü başını yırttım bunun orospu yala dedim ne yapıyon sen dedi ağzına verdim bunun 15 dk hiççıkarmadım demek beni tehdit ettin kaltak bunun ellerini bağladım dolaba domalttım bunu sikmeye başladım bağırıyodu ağzını kapadım kuvvetlice vurmya başladım bira zsonra zevk suyu akmaya başkladı aldım kucağıma eli ter s dönmüştü bütün gücümle basıyordum odada resmen tecavüz ediyordun karıma böyle devam ederken gözüm sate takıldı saat 1 e geliyordu karımı 2 saate yakındır sikiyordum hala doyuramıştım bend eboşalmıyordum çünkü sbah geciktirci içmiştim çözdüm onu attım yatağa götten bir anda sokmaya başladım .parçALIYORDUM KARIMI çığııkı çığlığa ydı tekrar elini bağladım altına yastığı koydum götünü diktim havya amına koduğumunosrospusu seni her gün böyle sikecem demek beni aldatacan dedim ha yok öyle bişr şey diye yalvarmaya başladım o sırada kapı çaldı o kadar sinirlendim ki kapıda kim olsa fırsat vermeden sikecektim erkekde olsa bir baaktım genç garsoniyer bir kız gir içerikaltak seni canın yarrak çekmiş kapı önünde ağzına verdim kapıyıkapattım eteğini indip direk götten sikmeye başladım kkzı zevkten uçuyordu meğer zilli kendini siktirmek için gelmiş nbunuda ttım yatapğa bir karıma bir ona amdan götten sokuyorum en son kızı amdan 15 dk pompaladım karım ne yapıyon sen dedin sen ne dşyon şırpıntı deyip karımın bacaklarını omzuma aldım amdan ona çakmaya başladım resmen yatak kırlacaktı karım raydan çıktı götüne sokup kızın ağzına veriyorum artık dayanamdımçıkartıp karımın ağzına boşaldım ertesi gün selin hanım geceuyayamadık o ne biçim sikişdi sende istersen akşam gel odaya öarın ne oolacak dedi onuda senide sabah kadar sikerim sen kafay takma dedim ne dşiyon be sen grup mu dedi istersen kocamfda gelsin dedi kocanıda sikerim dedim asttım selini orda açıkalanada sikmeeye başldım bunu ne yapıyon derken bir aat amdan götten çaktım bacakları omzumda ağzımda boşaldım ağzına ama hala doymadı demdk 2 ayın neticesiydi bu karıma beni bir daha tehdit edecen mi dedim yok yok ama sende ya sikmiyok yada köpek gibi sikiyon dedi dedim merak etme bu akşam tatlı sikecdem dedim.  ayyy genee mmi dedi ne yapım2 ayın hasreti         
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66

olgun bir erkek ve çıtır bir komşu kızı

Ben 45 yaşında bir erkeğim.1.80 boyunda 65 kilo kumral saçlı açık tenli ve yeşil gözlüyüm.Genelde evde içime çamaşır giymem. Bu benim sürekli uyarılmış vaziyette kalmamı sağlıyor.Gün boyu her an sevişmeye hazır vaziyette olurum. Evliyim ve eşimle hiçte fena sayılmıyacak bir seks hayatımız var.Fakat ben yinede çevremdeki kadınlardan çok etkileniyor ve .    onlarla ilgili fantaziler kuruyorum. Tabiki bunların bir kaç tanesi hariç hepsi fantazide kalıyor. Bir gün eşim çocuklarımla bir kaç günlüğüne memlekete gitmişti.Bende gece geç vakitlere kadar nete takıldığım için sabah    saat 10.30 olduğu halde hala yataktaydım. Birden kapının zili uzun uzun çaldı. yarı uyur yarı uyanık yataktan fırladım ve kapıya .    koştum. Tam kapıyı açacaktımki birden durakladım.Genelde geceleri anadan doğma çıplak yatmayı severim.Ve bu gecede çıplak yatmıştım , üzerimde bir şort bile yoktu. Hemen tekrar yatak odasına dönerek iç çamaşırı giymeden ayağıma bir pantolon ve üzerime tişörtümü geçirdim.Bu arada zil tekrar çaldı. Kapıya koşup açtığımda , karşımda alt kattaki komşumuzun genç kızı duruyordu. Henüz 17-18 yaşlarındaydı.Elinde bir tabakla bana yemek getirmişti.    Eşimin evde olmadığını bildiği için annesi yollamıştı. Ben teşekkür ederek tabağı aldığımda komşumuzun kızı Feriha`nın dikkatlice bacak arama baktığını farkettim. İçimde şort yoktu ve pantolon olarakta ince kumaştan yapılmış dar bir pantolon giymiştim.Dar pantolonda kalçalarım ve ereksiyon halindeki organım tüm    ihtişamıyla ben burdayım ve dimdik ayaktayım diyordu. Ben birden kızardım ve biraz geri çekilerek Feriha`ya az beklede tabağı hemen boşaltıp getireyim diyerek mutfağa yöneldim.Çok utanmıştım ve bir an için bile olsa ortamdan uzaklaşmıştım.Gelen yemeği bir kaba boşaltırken birden kalçalarıma yumuşak    ve sıcak bir elin deydiğini hissettim. Az daha yemek elimden yere düşecekti. Geri dönüp baktığımda Ferihanın elinin kalçalarımı okşadığını gördüm. Birden göz göze geldik ve Ferihe bu arada kalçalarımdaki bir elini önüme doğru attı ve ereksiyon halindeki 15 cm lik    aletimi avuçladı. Çok seksi ve çekicisin Serkan amca diyordu fısıltı halinde. Ben hemen geri çekilmeye çalıştım fakat mutfak tezgahına dayandığım için hiç bir yere kaçamıyordum. Seni uzun zamandır istiyorum dedi. Senin olmalıyım kızlığım sana ait diye adeta yalvarıyordu.Dur kızım yapma kapı açık annen evde merak eder benim başımı belaya sokma diyordum. aslında ben ondan çok istiyordum fakat yaşımın getirdiği tecrübe ile karşı çıkmaya çalışıyordum. Birden geri doğru gitti ve mutfaktan çıktı ve dış kapının kapandığını duydum. Çok büyük birüzüntü duysamda derin bir OOOhhh çektim.Tehlike geçmişti. Çünkü bir dakika daha gitmese kendimi tutamıyacaktım ve olanlar olacaktı.Yemeği dolaba koydum ve Feriha`nın getirdiği kabıda musluğun altına yerleştirip mutfaktan çıktım. Ve o anda Şok oldum Çünkü Karşımda Devamını çok mu merak ediyorsunuz biraz sabır    çünkü birkaç gün sonra devamını yollıyacağım. Gönderen: dost_41
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66

yalayan_kizlar

yalayan kizlarbir gün 3arkadas geziyoruz benim adim benni arkadaslarimin adi cem ve erhan konu her türk erkekinde oldugu gibi önce futboldu sonrada kadinlar tabi,kadinlari konusuyorduki tam o sirada bir grup kiz gecdi yanimizdan ben sexe cok düsgün oldugum icin hadi takip ettelim kizlari dedim ve biz kizlarin pesine düsdük.kizlarin bazisi almana baziside türk kizlarina benziyordu ben arkalarindan laf attim almanca kizin biri geri döndü sen nebicim erkeksin dedi bende gel güzelim gösteriyim dedim kiz kirmizi olmaya basladi,biraz düsündü ve gelde göster bakalim dedi bende tamam ama sende agzina alicaksin dedim kiz bukadar insanin yanindami dedi,bende hayir güzelim isdediyin yerde alabilirsin dedim iyi tamam sen bizimle gel dedi, bende peslerine düsdüm tabi ama icimde bir korku vardi ama neolabilirdiki dimi?bende gittim 8tane kiz ve ben tek basima kizlar yurtuna sokdular beni kacak olarak tabi.otaya girdik hepsi üstünü cikarmaya basladilar rahat birsey giyinmek icin hepsini sütyenli külotlu görüyordum aman allahim sikim birden kalkdi ve hepsini ciplak hayel etmeye basladim. yolda bana cevap veren kizin adi gamzeymis ,gamze neoldu beyefendi sikinmi kalkdi dedi bende evet diye cevap verdim oda hadi göster erkekligini göstercekdin bana dedi bende tamam ama ayri odaya gittelim diye karsilik verdim ama o bu teklifimi geri cevirdi ve burda dedi ben sikimi disari cikardim hepsi sikime bakiyordu bende gamzeye hadi sözünde dur ve sikimi yala dedim demez olaydim kiz sikimi hemen agzina aldi kiz arkadaslarida yanima geldiler beni soydular bende hepsini gözünü elliyordum gamze sikimi yaliyordu arkadaslarida ona yardim etmeye basladilar ben 3kizin agzina bosaldim ama gamze sikimi agzindan cikarmiyordu sikim yine kalkdi gamze hadi gel sik beni dedi bende hemen domaldim arkadan amina sokdum hepsi siraya gecmisdi sirayla hepsini amindan sikiyordum gamze hadi götümüzdende sik dedi bende hepsinin daracik göt deligini sikdim sabaha kadar 8kizla sikisdim 6kere bosaldim ama en güzel gamze yaliyordu. benimle sex yapmak isteyen kizlarla e-mail adresim delifenerli2003@.de

Arkadaşımın Kapalı Karısını Siktim

32 yaşındayım, adım Nahit. Yıllarca bir fabrikanın müdürlüğünü yaptıktan sonra, 7 yıldır tecil ettirdiğim askerliğimi yapmak için müracatta bulundum. Fabrikada tüm personel tarafından sevilen, sayılan, aynı zamanda çok otoriter biriydim. Fabrikanın yemekhaneden sorumlu aşçısı, Erkan isminde genç biriydi ve iki ay önce 17 yaşında bir kızla evlenmişti. Düğününe beni de davet etmiş, ben şehir dışında olduğum için düğünlerine gidememiş ve evlendiği kızı görememiştim, fakat çokta merak ediyordum. Bu arada erkan benden çok korkar, aynı zamanda çokta saygı gösterir, her zaman günlük menü dışında bana özel yemekler yapar, bazen de, “Müdürüm bir gün seninle kafaları çekelim, mezeler benden!” derdi. Ama bir türlü işlerimizin yoğunluğu nedeniyle fırsat bulamamıştık. Neyse günüm geldi işimden ayrıldım ve askere gittim. Askerden geldikten sonra oturduğum apartmanın altında boş olan bir dükkanı kiraladım ve inşaat malzemeleri üzerine bir işyeri açtım. Aradan 6 ay kadar geçmişti, bir gün fabrikaya eski patronumu ziyaret için gittim. Fabrikada benim dönemimden çalışan hiç kimse kalmamış, bütün personel yenilenmiş, patron işleri baya bir küçültmüştü. Çalışanlara yemekhane sorumlusu Erkanı sordum, onun da işten ayrıldığını ve yemeklerin tabildottan geldiğini söylediler. 15 gün kadar sonra bir gün sabah dükkanın önüne bir sandalye atıp güneşlenirken, motorlu birisi önümden geçti ve Erkana çok benziyordu. Ama güneş gözlüğü taktığı için tam emin olamadım. Aynı kişi akşam üzeri tam ters istikamete doğru geçince, ben sabahları ve akşamları yola bakmaya başladım ve her gün geçiyordu. Bir kaç gün sonra akşam geçerken ben bunu durdurdum, evet Erkandı. Beni görünce baya bir şaşırdı, “Oooo müdürüm!” deyip elime sarıldı. Dükkana davet ettim. Hoş beşten sonra, “Bir kaç gündür görüyorum ama emin olamadım, her gün bu caddeden nereye gidiyorsun?” diye sordum. Yeni taşınmışlar, evi caddenin sonundaki varoş mahallesinde imiş ve başka bir fabrikada aşçı olarak çalışıyormuş… Baya bir hasret giderdikten sonra, motoruna bindi, giderken de, “Müdürüm, ailecek te görüşelim, buralarda hiç çevremiz yok, herkes kendi halinde, bari sizinle gidip gelelim, hanımın ve çocuğun çok canı sıkılıyor!” dedi. Okeyleştik ve “İstediğiniz zaman buyurun gelin!” dedim. Akşam durumdan eşime de bahsettim. Bu arada ben 8 yıllık evliyim ve 4 yaşında bir çocuğum var. Erkanın da hemen bir çocuğu olmuş ve bir buçuk yaşına girmiş. Eşim, “Olabilir, eğer hanımı kafadengi birisi ise, benim de canım sıkılıyor aslında, benim içinde iyi olur.” dedi. Erkan bir kaç gün sonra dükkanın önünden motorla geçtiğinde bu sefer arkasında başörtülü, pardesülü kapalı bir bir bayan ve kucağında bir çocuk vardı. Ofisimde olduğum için onlar beni görmedi, ama ben çok şaşırmıştım, karısının kapalı biri olabileceğini hiç düşünmemiştim ve ilk defa görüyordum, fakat çok hızlı geçtikleri için doğru dürüst görememiştim. Cumartesi akşam üzeri Erkan dükkana uğradı ve “Müdürüm, müsaitseniz Pazar günü size gelmek istiyoruz?” dedi. Karıma telefon açıp müsait olup olmadığımızı sorduğumda, karım da, “Müsaitiz müsaitiz, buyursunlar gelsinler, hatta biraz erken gelsinler kahvaltıyı da birlikte yapalım!” dedi. Pazar günleri işyerini açmıyordum, Pazar sabah erkenden kalkıp unlu mamül fırınına giderek Simit, Poaça ve Börek aldım ve beklemeye başladık. Saat 10:00 gibi geldiler, kapıda karşıladık. İçeri geçtiler, “Hoşgeldin!” diyerek eşine elimi uzattım ve tokalaştık. Ama ne tokalaşma! Elleri ateş gibi yanıyordu! Samimi bir şekilde, “Ben Hayriye!” dedi. “Ben de Nahit!” dedim ve ekledim, “Bu arada siz hasta olacaksınız galiba, ateşiniz var!” dedim. Hayriye hafif gülümseyerek, “Yok, benim doğal halim bu!” dedi. Erkan da, “Müdürüm ben kışın soba kullanmıyorum, Hayriyenin teni çok sıcaktır!” dedi, gülüştük. Hayriye minyon tipli, hafif çukur gözlü, beyaz tenli, yüzü ve vücut yapısı süper güzel bir kadındı. Ona bakmaktan kendimi alamıyor, fakat göz göze gelmeye de korkuyordum. Kahvaltı masasına geçtik. Hayriye çocuğu uyutmak için yan odaya geçti. Bu arada biz masaya oturunca, ona benim karşımdaki sandalye kaldı. 5-10 dakika sonra geldi ve karşıma oturdu. Derin bir kahvaltı sohbeti, yaz olduğu için balkon kapısı açık, güzel bir ortam, kakara kikiri 2 saat kadar masada kaldık. Hayriye kapalı olmasına rağmen çok hoş sohbet, biraz utangaç ama konuşkan birisiydi. Kahvaltıdan sonra biz balkonda koyu sohbete dalmışken, hanımlar bulaşık falan derken öğlen oldu ve hanımlar yanımıza gelerek pikniğe gitme teklifinde bulundular. Hazırlıklar yapıldı pikniğe gittik. Vaktimiz çok güzel ve eğlenceli geçiyor, bu arada samimiyetimiz artıyordu. Piknikte çay içerken Hayriye bana “Nahit abi, Erkan 3 yıldır seni öyle anlatıyordu ki, merakımdan çatlamıştım!” dedi. Erkan da lafa girdi, “Ee o benim biricik müdürüm, bana çok babalık yaptı, ondan gördüğüm iyiliği babamdan görmedim ben, gerçi fabrikada yardım etmediği tek işçi yoktu, o fabrikadaki bütün işçilerin babasıydı!” dedi. Hayriye de, “Abi ne zaman bir durum olsa Erkan, şimdi Nahit müdürüm olacaktı ben bu hale düşmezdim diyor, seni anlata anlata bitiremiyor!” dedi. Bu arada eşim bir bana, bir Hayriyeye bakıyor, bir şeyler çözmeye çalışıyordu. Ben ise kötü duygulara girmemek için kendimi zorluyor, fakat Hayriyeden de gözümü alamıyordum. 19 – 20 yaşında, süper güzel bir hatun karşımda ve göz göze gelmemek için resmen kendimle savaşıyorum. Akşam üzeri piknikten döndük, akşam yemeği falan derken saat 22:30 oldu. Herkes pikniğin de etkisiyle baya yorulmuştu. Bunlar, “Artık kalkalım…” dediler. Sabah gelirken minibüsle geldikleri için yine minibüsle gitmeleri gerekiyordu ben, “Olmaz, minibüsle göndermem, sizi ben bırakırım!” dedim. “Ya zahmet etme.” falan dediler. Ben de, “Hem evi de öğrenmiş olurum.” deyince itiraz etmediler. Eşime, “İstersen sen de gel.” dedim. Eşim, “Ben yorgunum, sen bırak gel.” dedi. Neyse ben bunları evlerine bıraktım. Arabadan inerlerken çocuk Erkanın kucağında idi. Vedalaşırken yine tokalaştık, ama Hayriyenin elleri yine ateş topu gibi yanıyor ve içimi fena yapıyordu. Elimi bırakmadan, “Nahit abi her şey için çok teşekkürler, çok güzel bir gündü, en kısa zamanda biz de sizi bekliyoruz!” dedi. Bu arada gözlerimin içine bakıyordu, durduğum yerde yarağım kazık gibi olmuş, yüzüm kızarmıştı. “Abi sen bana diyorsun ama sen hasta olacaksın, yüzün kıpkırmızı ve terliyorsun!” dedi. Ben de güneş çarpmış olabileceğini söyledim. Vedalaştık ve ben eve döndüm. Eşim geceliğini giymiş yatmış, yatakta beni bekliyordu. Soyundum ve yatağa girdim. Biraz sohbet ettik, onları nasıl bulduğunu sordum. Çok beğendiğini, iyi insanlar olduğunu ve görüşebileceğimizi söyledikten sonra bana manalı manalı bakarak, “Umarım bu düşüncelerim yüzünden beni pişman etmezsin!” dedi. (Eşim çok kıskanç bir yapıya sahiptir). “Ne demek istiyorsun?” dedim. “Kız çok güzel ve sana da çok hayran kaldı!” dedi. “Ne alaka? Kocası anlatmış, o da merak etmiş, ne var bunda?” dedim. “Daha çok toy, sen yine de dikkat et!” dedi. “Abartıyorsun! Duymadın mı, bana Abi diyor, ayrıca kapalı birisi!” dedim. “Orası öyle, ama ne bileyim, o kadar güzel ki kıskanmamak elde değil!” dedi. Ben de, “Sen ondan güzelsin karıcığım!” diyerek dudaklarından öptüm ve amını avuçladım ve okşamaya başladım. Sonra karımın külodunu çıkardım, amını yalayıp, az önceki elin sıcaklığının ve konuşmalarında etkisinde kalarak kazık gibi olmuş yarağımı karımın amına geçirdim. Karım, “Offfffff, işte bu huyuna bayılıyorum senin, ne zaman aklımdan geçse yarağını amımda buluyorum!” diyor ve dudaklarını ısırıyordu… Ben ise Hayriyeyi siktiğimi hayal ediyor, karıma köklüyordum. Karım zevke gelmiş çılgınlar gibi inliyor, “Ben bu yarağı kimseyle paylaşamam! Bu yarak bana ait! Sakın o karıyı sikeyim deme!” diyor, kendi kuşkularını dillendiriyordu. “Karıcığım merak etme, Hayriye karşımda soyunup bacaklarını ayırsa bile dönüp bakmam!” diyerek karımın amına pompalıyordum. Karım, “Ben seni bilmezmiyim? On senedir yediğim bu yarağı tanımazmıyım? Öyle bir fırsatı kaçırırmısın sen, bulduğun ilk fırsatta koyarsın kızın amına!” diyor, beni daha da azdırıyordu. 20 dakikadır karımı sikiyordum ve artık son noktaya yaklaşmıştım, hızla pompalıyor, “Merak etme aşkım, siksem bile bana senin kadar zevk veremez!” diyerek karımı rahatlatmaya çalışıyordum. Karım ise ikinci defa boşalıyor olmanın zevkiyle “Sik kocacığım sik, bu yarağa helal olsun, bu yarak ne Hayriyeler hak ediyor! Offfff çıldırıyorum, pompala kocacığım, kökle amıma!” derken, korunmadığı için, yarağımı son bir hamleyle karımın amından çektim ve göbeğine boşaldım. Nefes nefese kalmış bir vaziyette üzerinde 2-3 dakika hareketsiz kaldım, sonra yanına uzandım. Karım dudağıma bir öpücük kondurarak, “Az önce söylediklerimi sakın ciddiye alıp ta kıza birşey yapayım deme haa! Sana belli olmaz, izin verdiğimi falan düşünürsün!” diyerek gülümsedi. Aradan 3-4 gün geçmişti ama Hayriye bir türlü aklımdan çıkmıyor, resmen bütün gün düşüncemi işgal ediyordu. Ellerinin sıcaklığı aklıma geldikçe yarağım kalkıyor, elleri böyleyse acaba amı nasıldır bunun diye düşünmeden edemiyor, bir yandanda arkadaşımın karısı hakkında böyle düşünceler taşıdığım için kendime kızıyor, müthiş bir suçluluk duygusu yaşıyordum. Tam bir ikilem içindeydim. Bir akşam vakti tam dükkanı kapatmayı düşünüyordum ki, Hayriye caddenin karşı kaldırımından kucağında çocuk ile yavaş yavaş yürüyerek evlerinin ters istikametine doğru gidiyor ve sık sık arkasına dönüp bakıyordu. Hemen koşarak yanına gittim ve arkasından, “Hayriye?” dedim. Galiba sesimi tanıyamadığı için birden irkildi, beni görünce de biraz rahatladı. “Bu saatte böyle yaya nereye gidiyorsun? Hayır mı?” dedim. “Abi sorma ya, Erkan gece vardiyasında çalışıyor, işe gitti, ben de annemlere gidiyorum. Minibüsü beklemeyeyim, yavaş yavaş yürüyeyim dedim, ama hep dolu geçiyorlar, almadılar, buraya kadar geldim.” dedi. Ben de, “Yorulmuşsun, gel biraz dinlen, böyle olur mu, o kadar yol kucağında çocukla yürünür mü, gel hadi!” diyerek çocuğu kucağından alarak, biraz da emrivaki bir tavırla işyerime götürdüm… Hayriye yorulmuş, kan ter içinde kalmıştı. Soğuk bir kola ikram ettim. “Abi ben almasaydım, geç oluyor, şimdi minibüsler nöbete düşerse çok geç kalırım!” dedi. Ben de, “Merak etme, seni bu saate minibüsle gödermem, ben bırakırım, rahat ol, al şunu iç, serinle biraz!” dedim. “Nahit abi zahmet etme, ben minibüsle giderim!” dedi. Ben kaşlarımı çatarak “Seni bu saatte böyle göndermem, sonra Erkan duyarsa bana kırılmaz mı?” dedim. Hayriye de çaresiz, “Peki abi!” dedi ve kolayı aldı. Çocuk uyuyordu, koltuğa yatırmıştım. Sohbete başladık, tam karşımda oturuyor ve havadan sudan konuşuyorduk. Ben ise yine gözümü dikmiş öyle derinlere dalmıştım. Bir kaç defa göz göze geldik. Ben hep gözümü kaçırıyordum ve sonuncuda kaçıramadım, bir an sessizlik oldu, 10-15 saniye gözgöze bakıştık. Bu defa o gözünü kaçırdı, ben hemen toparlanmaya çalıştım, ama bu arada masa altında benim yarak yine kazık gibi olmuştu. “Abi ne zaman kapatıyorsun?” dedi. Bende “5-10 dakikaya kadar kapatırım, gideriz!” dedim. Bu arada yukarıyı evi aradım ve bir işim olduğunu, bir yere kadar gidip geleceğimi ve merak etmemelerini söyledim. Masanın altından yarağımı düzelttim, eğer anlarsa rezil olacağımı düşündüm ve sakinleşmek için bir kaç dakika dikkatimi dağıttım, masadaki evrakları dosyaları falan toparladım. Sakinleşince de, “Hadi kalkalım!” deyip çocuğu kucakladım ve arabaya kadar ben götürdüm. Arabaya varınca çocuğu almasını, kapıları açacağımı söyledim. Çocuğu alırken ben biraz çekingen davrandım, ama o çok rahattı ve yanaştı, çocuğu sıkı tutabilmek için sarılarak alırken, benim kolumun birisi çocukla onun arasında kaldı ve pardüsünün üzerinden taş gibi göğüslerini ilk defa hissederken neredeyse kalp krizi geçirecektim. Kapıları açtım, arkaya binmek istedi. “Aşk olsun, bu da ne demek oluyor? Hakaret sayarım bunu!” deyince, “Ay abi özür dilerim, böyle düşüneceğini bilemedim!” dedi ve ön tarafa geçti. Neyse yola çıktık, bu arada hava iyice kararmıştı. Ben acele etmiyor, yolu uzattıkça uzatmaya çalışıyorum. Gideceğimiz yer normal trafikte yarım saatlik yoldu, ama akşam trafiği de işin içine girince baya bir uzadı. Trafik durunca, ben kucağındaki çocuğun yanağını okşamak bahanesiyle ona yanaşıyor, zaman zaman kazara olmuş gibi göğüslerine elimi sürtüyordum… Çaktırmadan kalkmış yarağımı düzelttim ve konu açılsın diye, “Demek Erkan benden çok behsetti ha, öyle mi?” diye sordum. “Sorma Nahit abi, seni yere göğe sığdıramıyor, ben de merakımdan çatlıyordum.” dedi. “Eee merakın geçti mi? Nasıl, merak ettiğin kadar varmıymışım bari?” dediğimde, bir iki saniye sustu ve “Evet, çok iyi bir insansınız!” dedi. “Teşekkür ederim, sizde iyisiniz, Erkanı severim, çok saygılı çok efendi bir çocuk. Onla evli olğun için çok şanslısın! Eminim iyi bir kocadır!” diye zarf attım. Hayriye yine bir iki saniye sustuktan sonra, “Eh işte, öyledir…” dedi. “Ne demek şimdi bu? Nasıl eh işte? Evliliğinizde sorun mu yaşıyorsunuz?” diye sordum. “Abi evlilik olur da sorun olmaz mı?” dedi. “Hayırdır, büyük bir sorun mu? Bak üzüldüm şimdi, oysa ben sizi çok mutlu görmüştüm.” dedim. “Yok, tabi ki mutluyuz, ama bizim de kendimize göre sorunlarımız var tabi, biraz özel sorunlar Nahit abi.” dedi. “Bana güvenebilirsin, eğer paylaşmak istersen seni dinlerim ve elimden geldiğince de çözümü konusunda yardımcı olurum, ayrıca bende sır olarak kalır, bu konuda bana güvenebilirsin!” dedim. “Nahit abi sana güvenmesem bu kadarını da söylemezdim zaten, ama güvensem de daha fazlasını anlatmam doğru olmaz.” dedi. “Peki sen bilirsin!” deyip, torpidodan bir kartvizitimi çıkardım ve uzattım, “Eğer çok daralır da konuşmaya ihtiyaç duyarsan çağrı bırak, ben seni ararım!” dedim. Kartı aldı, “Tamam abi, ararım!” dedi. Bu arada yüzü değişmiş, hüzün, utanma, çekinme ve korku karışımı tuhaf bir ifade almış, gözlerini karşıya dikmiş anlamsızca yola bakıyordu. Bir kart daha çıkardım ve bir kalemle birlikte uzattım, “Buna da sizin numarayı yaz, bende de sizin numaranız bulunsun.” dedim. Numarasını yazdı ve uzattı. Baktım ev numarasını yazmış sadece, “Cep numaranı da yazsaydın.” dedim. “Ben cep telefonu kullanmıyorum, hep evde olduğum için ihtiyacım olmuyor.” dedi. “Peki tamam!” dedim. Bu arada gideceğimiz yere varmıştık. Hayriyeye arabadan inmeden ona, “Sen kötü görünüyorsun, büyük bir sorununuz var galiba?” diye sordum. “Yok bir şey abi, sonra anlatırım!” dedi. “Tamam o zaman, yarın mutlaka telefonunu bekliyorum, anlatacaksın bana!” dedim. “Tamam! Erkan öğleden sonra saat 2:30 gibi evden çıkıyor, ozaman ararım.” dedi. “Tamam o zaman saat 2:30 dan sonra telefonunu bekliyorum, mutlaka ara bak! Bu arada sen geri nasıl döneceksin, saatte epeyce oldu?” diye sordum. “Ben bu gece burada kalacağım abi, kardeşimin düğün hazırlıkları var, yarın alışverişe çıkacağız, alışverişten sonra oradan direkt minibüsle dönerim eve. Abi çok teşekkür ederim, sana zahmet oldu bu geç saatte.” dedi. “Ne zahmeti canım, ne olacak ki, ne zaman arabalık bir durum olursa, gece gündüz farketmez, aramazsan gücenirim!” dedim ve tokalaşmak için elimi uzattım. Çocuğun başını dizine koydu ve tokalaştık. Eli elimde, “Yok bu sıcaklık normal bir şey değil!” diyerek gülümsedim. “Abi benim elim hep böyledir, pek tokalaşmam ama kimle tokalaşsam çocukluğumdan beri hep bunu söylüyorlar, demek ki sıcak kanlı birisiyim!” diyerek o da gülümsedi ve arabadan indi. Hemen geri döndüm, ama içim içime sığmıyordu, eve nasıl vardım bilmiyorum. Gözümün önünden gitmiyordu, ertesi gün öğlene kadar bana bir yıl kadar uzun geldi. Saat 14:30 gibi çıktım dışarıya ve Erkanın geçmesini bekliyorum, ama geçmedi. Saat 15:30 oldu, ne Erkan geçti ne Hayriyeden telefon geldi, kafayı yiyordum. Masama geçip koltuğuma oturup gözlerimi saate diktim, kulağım telefonda. Saat 16:15 oldu hala telefon yok. Ne olursa olsun ben arayacaktım, eğer Erkan açarsa (Haftasonu müsaitseniz, ya siz gelin, yada biz gelelim) deyip bir şekilde olayı kapatacaktım. Kaldırdım telefonu, çevirdim numarayı, daha ilk çalışının ilk saniyesinde telefon açıldı… “Alo.” dedim. Hayriyeden titrek ve kısık bir sesle cevap geldi, “Alo?” dedi. “Ben Nahit, Erkan evde mi?” diye sordum. “Yok Nahit abi, 14:30’da gitti o.” dedi. “Buradan geçmedi, kapıda bekledim ama göremedim?” dedim. “Abi motorla gitmedi, servisle gitti, normalde servis alıyor onu, ara sıra motorla gidiyor.” dedi. “Anladım. Hani arayacaktın, neden aramadın?” diye sordum. “Aramadım işte…” dedi. “Neden? Hani konuşacaktık?” diye sordum. Kısa bir sessizlik oldu, “Boşver Nahit abi, konuşmayalım!” dedi. “Hmmm. Pardon, sanırım aramakla ben yanlış yaptım. Ben konuşacağımızı, bana sıkıntılarını anlatacağını düşünmüştüm.” dedim. Yine kısa bir sessizlikten sonra, “Abi hangi sıfatla dinleyeceksin benim sorunlarımı, yani sana neden anlatayım, seninle neden konuşayım bunları?” dedi. “Dost olduğumuzu düşünüyordum ben.” dedim. “Tamam abi dostuz, ama aile dostuyuz, sorunlarımızla seni meşgul etmek istemem.” dedi. “Sen bilirsin, ama akşam da dediğim gibi, eğer anlatmak, boşalmak istersen dinlerim ve anlattıklarını da bir sır olarak saklarım (burada boşalmak kelimesini özellikle kullanmıştım), her şeyi içine atmak sağlığına zarar verebilir, insanda bazen dışa vurma ihtiyacı doğar.” dedim. “Ya elbette konuşmaya ihtiyacım var, elbette birilerine anlatsam rahatlarım, ama bu neden siz olasınız? İşte benim kafamı karıştıran bu, yoksa birileriyle sıkıntımı paylaşmayı bende isterim.” dedi. “Sen bilirsin, kime güveniyorsan onunla paylaşırsın, güvendiğin birisi varsa ona anlat, ama içinde tutma. Akşam bir ara çok kötü oldun, o halin aklımda kaldı, üzüldüğüm için aradım, onun için anlatmanı istedim, bana güvenebileceğini düşündüm.” dedim. “Güveniyorum…” dedi. “Güveniyorsan anlatırsın.” dedim. “Şimdi değil, ama belki daha sonra anlatırım.” dedi. “Peki ne zaman istersen anlatabilirsin, bilesin ki ben dinlemeye hazırım!” dedim. “Tamam abi bunu bilmek içimi rahatlattı.” dedi. “Seni tutmayayım, eğer işin varsa kapatabiliriz.” dedim. “Yoo işim yok, çocuk uyuyor zaten.” dedi. “İyi, benim de canım sıkılıyordu, sakıncası yoksa öylesine sohbet edelim.” dedim. “Sakıncası yok…” dedi. “Alışverişi yaptınız mı?” diye sordum. “Evet yaptık, çok güzel şeyler aldık.” dedi. “Senin güzel şeylere ihtiyacın yok ki.” dedim. “Bana değil, kardeşime aldık… (Biraz sessizlik oldu) Hem benim neden güzel şeylere ihtiyacım olmasın ki?” diye sordu. Sustum, terledim ve titremeye başladım. Titrek bir sesle, “Sen zaten çok güzelsin, extra güzel bir şeye ihtiyacın yok!” dedim. Yine kısa bir sessizlik ten sonra, “Ciddi ben güzelmiyim?” diye sordu. “Hemde çok!” dedim. “İltifatın için teşekkür ederim, bunu duymak çok güzel!” dedi. Hayriyenin bu sözleri bana cesaret vermişti, artık balık oltaya geliyordu, “İltifat değil, gerçekten çok güzelsin, hatta hayatımda gördüğüm en güzel kadınsın!” dedim. “Yok artık, o kadar da abartmayın lütfen!” dedi. “Abartmıyorum!” dedim. “Nerem güzel ki?” diye sordu. “Yüzünden başka nereni gördüm ki?” deyince gülüştük… “Beni güzel bulmana sevindim Nahit abi!” dedi. “Sorununuz bu mu yoksa, Erkan seni güzel bulmuyor mu?” diye sordum. “Yok, o da güzel olduğumu söyler ara sıra.” dedi. “Hmmm, tutturamadım!” dedim. “Abi sonunda konuşturacaksın beni, bizim sorunumuz sağlık sorunu!” dedi. “Nasıl yani, sağlık derken? Yoksa hastamısın? Demiştim sana bu sıcaklık normal değil diye.” dedim. “Yok abi, sorun Erkanda, bende değil!” dedi. “Öylemiiii? Peki nesi var? Hemen tedavi ettirelim, ağır bir hastalığı falan mı var? Doktora gittiniz mi?” diye sordum. “Hayır gitmedik! Zaten sorun da bu! Doktora gitmemesi!” dedi. “Nasıl yani? Niye gitmiyor ki?” dedim. “Gitmiyor işte!” dedi. “Ben götürürüm onu, sen hastalığını söyle bana!” dedim. “Gitmez abi! Utanıyor!” dedi. “Yahu sağlığın utanması mı olur, bu nasıl bir zihniyet, doktora gidilmez mi, nesi var bunun? Verem mi? Kanser mi?” diye sordum. “Yok abi, öyle bir şey değil, erkekliği ile ilgili…” dedi. İşte tuzağıma düşmüştü. Biraz sessizlik oldu. “Hmmm, sanırım anlıyorum, ama sağlık sağlıktır, ben öyle düşünürüm, eğer tedavisi olan bir rahatsızlıksa gitmeli doktora!” dedim. “Abi özür dilerim, ama bir şey soracağım, tamam ben sana güveniyorum, ama aynı zamanda da senden utanıyorum, biraz açık konuşsam ayıp olur mu?” dedi. “Ne ayıbı yaa! Sen ne saçmalıyorsun, ayıp falan olmaz, istediğin gibi konuş! Anlat şimdi, nedir sorun?” dedim. “Abi Erkanın erken boşalma sorunu var!” dedi. “Öylemi? Hmmm, anladıımm, peki ne kadar erken?” diye sordum. “Çok erken! Dakika bile sürmeden! Bir defasında içine bile giremeden 3 kere boşaldı, dördüncüde de içine girer girmez boşaldı ve o günde çocuk kaldı. Aslında gerdeği de o gün yapmış olduk, yani düğünden 2 ay sonra! Ara sıra söylüyorum doktora gidelim diye, doktora gideceğimize beni öldür diyor.” dedi. “Hmmm, durum baya vahimmiş, senin adına nekadar üzüldüğümü bilemezsin!” dedim. “Nahit abi bana bunları anlattırıyorsun da, peki yengemle sizin sevişmeniz nekadar sürüyor? Ne sıklıkta yapıyorsunuz?” diye sorduğunda bir üst Level’e geçtiğimizin göstergesiydi bu soru. Zafer kazanma yolunda ilerliyordum. Konuşmanın bundan sonrasını iyi yönlendirebilirsem, Hayriyeyi kesin sikebilecektim. “Yengenle hemen hemen hergün sevişiriz ve 20-25 dakikadan tut da 1 saati geçer bazen!” dedim. Hayriyenin şaşkınlığını telefondan bile hissedebiliyordum, “Yok yaa? Okadar sürüyor mu abi? Okadar süre yengemle ne yapıyorsunuz?” diye sordu. “Vaktimiz kısıtlıysa hemen yengene girerim ve 20-25 dakika yaparım yengeni, fakat vaktimiz bol olduğunda, yarım saate yakın birbirimize Oral yaparız, 69 yaparız, Rus işi, Fransız işi yaparız, Amerikan işi yaparız, değişik Fantaziler yaparız, Dirty Talking yaparız, birbirimizi birer ikişer kez Orgazm ettikten sonra Finali Doggy veya Jokeyle yaparız!” dedim. (Bilerek bu kelimeleri seçmiştim!). Hayriye, “Oral? 69? Dörti Tolkink? Jokey? Dogi? Rus işi…? Abi anlatacaksan Türkçe anlat da anlayayım!” dedi. “Oooo, pardon canım! Haklısın! Örneklelerle anlatsam daha iyi olur aslında, fakat biraz açık saçık olur, sakıncası var mı?” dedim. “Yoo, sakıncası yok, istediğin gibi anlat abi!” dedi. “Bak şimdi, sevişmeden önce, yani sikişmeden önce, ön sevişme denilen birşey var, 69 bunlara en güzel örnek. 69’u sana şöyle açıklayım: Mesela ben yatakta sırtüstü yatıyorum, sen de benim üzerime ters yatıyorsun, ben seninkini yalarken, sen de benimkini yalıyorsun. Bunları yaparken de Dirty Talking yapıyoruz, mesela, Yarrağımı iyi yala Orosopu! Taşaklarımı em amına koduğumun Kaltağı! Birazdan senin bu daracık amcığını sikip parçalayacam! Domaltıp, osurta osurta sikecem seni Fahişe! Yarak hastası azgın Orospu seni! diyorum. Sen de, Sik parçala amcığımı koca yaraklı sikicim, erkeğim, kökle amıma, geçir yarrağını! falan diyorsun!” dedim… Hayriye belliki bu kadar da açık beklemiyordu, sesi kesilmiş, telefonda hızlı hızlı nefes alışını duyabiliyordum. Muhtemelen eli amına gitmişti. Gerçi benim de elim sikimdeydi. Birkaç saniye suskunluktan sonra Hayriye heycanla ve titrek bir sesle, “Eee, sonra…?” diye sorunca, bir üst Level’e daha geçmiş olduk ve anlatmaya devam ettim. Artık resmen telefonda sekse dökmüştüm işi, “Bak mesela, amın kıllı mı?” diye sordum. Hayriye burnundan soluyarak, heyecanla, “Yok değil, devam et lütfen!” dedi. “Ohhh, yani amın kaymak gibi, kaymak gibi amlara bayılırım! Amının dudaklarını ağzıma alıp sündürüyorum, emiyorum, amcığına dilini sokuyorum, götünün deliğini parmaklıyorum! Sen de yarağımı hızlı hızlı emiyor, aynı zamanda amını yüzüme bastıra bastıra sürtüyorsun. İkimiz de birbirimizin ağzına boşalıyoruz, ben senin amının sularını yalarken, sen de benim döllerimi yalayıp yutuyorsun!” deyince, Hayriye köpek gibi soluyarak, telefonda inlemeye başladı. Çok geçmeden, Hayriyeden “Ağıhhhh Ihhhhh…” diye bir inleme çıktı ve hiç birşey söylemeden telefonu kapatıverdi. Kesin Orgazm olmuştu ve utancından kapatmıştı telefonu. Bu arada ben de küloduma boşalmıştım! Ertesi gün yine aynı vakitte aradım. Hemen açtı yine telefonu, “Alo?” dedi. “Alo benim, Nahit! Dün hata ettim galiba, özür dilemek ve vedalaşmak için arıyorum, söz birdaha aramayacam! Kendine iyi bak, bye!” dedim. Hayriye hemen, “Dur kapatma!” dedi. “Efendim canım?” dedim. “Eğer dünkü bir hataysa, bu sadece senin hatan değil, bunu ben de istedim! Bana kızma, dün çok tuhaf oldum, ondan kapattım telefonu! İlk defa kendimi gerçek bir kadın gibi hissettim, ne olur konuş benimle. Beni birdaha aramazsan, ot gibi yaşamaya mahkum olurum, hayatımda hiç heyecan kalmaz!” dedi. Hayriye tam istediğim kıvama gelmişti, biraz daha üstüne gitmeye karar verdim ve “Bak canım, bu yaptığımızın yanlış olduğunu ve de sonunun nereye varacağını sen de biliyorsun, en iyisi burda bitirelim bu işi!” dedim. Hayriye ağlamaklı bir ses tonuyla, “Bunu bana yapma! Eğer yalvarmamı istiyorsan yalvarırım! Ne yapmamı istersen yaparım, nasıl olmamı istiyorsan öyle olurum! Altına yatmaya bile hazırım! Orospun olurum! Kaltağın olurum! Yarağını yalarım, döllerini yutarım! Erkeğim benim, sikicim benim! Domalt sik beni! Geçir yarağını amıma! Götümü sik, parçala!” deyince, dünkü kaldığımız yerden telefon seksine devam ettik… Yaklaşık bir hafta boyunca hergün telefonda seks yaptıktan sonra, arkadaşımın o kapalı ve utangaç karısı Hayriye, artık tam bir Orospu gibi olmuştu ve artık gerçekten sikilmek istiyordu. Ben de dayanamıyordum artık ve nezamandır yüzünü görmemiştim, “Yarın sabah işyerime uğrasana aşkım, seni çok özledim!” dedim. “Kocam evde, çıkamam!” dedi. “Karımdan yemek tarifi almaya gideceğini söylersin, 5 dakika görsem yeter!” dedim. “Tamam bakarız!” dedi. Ertesi sabah saat 08:45 gibi işyerime geldiğinde içim içime sığmıyor, çıldırıyorum. Hemen kapıyı kilitledim, pancurları indirdim ve yanına geçtim. Aman tanrım o ne güzellik! Hafif bir makyaj yapmış, başında desenli saten bir başörtüsü vardı. Pardesüsünü çıkardığında, üzerinde beyaz sıfır yaka bir badi, altında topuklarına kadar inen, tüm hatlarını belli eden, kırmızı dar bir etek. Direk yanına vardım, ellerimi uzattım, ellerimden tuttu. Koltukta oturuyordu, kendime doğru çekerek kaldırdım ve direk dudaklarına yapıştım… Çılgınlar gibi öpüşüyoruz. “Aşkım gel arka odaya geçelim!” dedim, elinden tuttum, arkadaki küçük odada Çekyat vardı, hemen oraya girdik. “Dur yapma, yakalanırsak rezil oluruz!” dedi. “Aşkım ben o riski alacak kadar istiyorum seni! Ya sen?” dediğimde, eteğini kaldırdı külodunu sıyırdı, Çekyata yattı ve “Ben de kocamı ve çocuğumu evde bırakıp sabahın köründe karından yemek tarifi almak gibi sudan bahaneyle buraya gelecek kadar istiyorum! Hadi sik beni!” dedi. Hemen amına yumuldum, bir iki dil darbesi atmak için, fakat sanki hiç am yok, orada incecik bir çizgi varmış gibi duruyordu amcığı. Hayatımda siktiğim karının haddi hesabı yoktur, ama böylesini hiç görmemiştim, 3-4 cm uzunluğunda ince bir çizgi! Aşkım bu ne böyle?” dedim. “Ne var, ne oldu?” dedi. “Aşkım bence Erkanda sorun yok, bu amcığa giremeden boşalmak hastalık değil, kimse dayanamaz buna!” dedim… Hayriye saçlarımdan tutup beni kendine doğru çekti, “Çok konuşma şimdi karın falan gelir, hadi aç şu amcığımı!” dedi. Benim yarak zaten akşamdan beri kazık vaziyette, o amcığı da görünce damarlar patlayacak hale geldi. Hemen kafasını bolca tükürükledim ve Hayriyenin amına aşağı yukarı sürtmeye başladım. Yarağımın kafasını amının dudaklarında hissedince, Hayriyenin gözleri kaydı, “Aşkım, ilk erkeğim sen olacaksın, çok özledim bu anı, hadi sevgilim, geçir artık bana!” dedi. “Aşkım sen doğum yapmadın mı? Bu amcık sanki hiç açılmamış gibi!” dedim. “Sezeryanla doğurdum! Zaten Erkan içine girdi bir defa bile git gel yapmadan patladı, amımın gördüğü yarak bu kadar! Şimdi sen patlat, hadi göster marifetini, Zifaf yaptır bana, acıt canımı!” diyerek habire üstüne çekiyordu. “Hazırmısın aşkım?” dedim. “Hazırım erkeğim! Hemde nasıl hazırım! Anladın mı şimdi elimdeki ateşin sebebini?” dedi. Yüklendim! Sanki yarağımla çarşaf yırtıyorum, o kadar dar amcık! Zar zor yarısına kadar soktum, Hayriye kolunu ısırıyor, gözleri sım sıkı kapalı, sanki nefes almıyordu. Biraz bekledim, kollarını açtım, parmaklarımı parmaklarına geçirdim, “Gözlerini aç sevgilim!” dedim, açtı. Göz gözeyiz, nefeslerimiz birbirine karışıyor, “Hadi kökle erkeğim!” diye inliyor. Bir daha yüklendim ve artık dibindeydim. Gözü gözümde, dişlerini sıkıyor ve öyle bir bakışı vardı ki, gözlerinden birer damla yaş başörtüsüne doğru süzüldü. Sikimi yavaşça geri çektim, tekrar yüklendim. Birdaha, bir daha derken titremeye başladı. O tapılası güzellik altımdaydı ve ben onu sikiyordum, hemde göz göze, inanamıyordum. Saatlerce öyle kalabilirdim, fakat acele etmeliydim, vaktimiz çok dardı, başladım pompalamaya ve gözlerinin içine bakarak, “Aşkımsın! Sevgilimsin! Kadınımsın! Orospumsun! Fahişemsin!” diyordum… Hayriye de, “Erkeğimsin! Sikicimsin! Vurucumsun! Hadi sik beni! Hadi kökle! Vur dibime! Ohhhh yedir yarrağını bana, hadi sik Erkanın karısını, hadi vur koçum, vur erkeğim, çatır çatır sik, doyur amımı! Ohhhh, ilk erkeğimsin! Kökle Orospuna! Kökle Fahişene! Hadi hadi sik beni! Sik arkadaşının karısını! Senin Orospunum hadi!” diyordu. Bir süre pompaladım ve Hayriye sara hastası gibi titreyerek Orgazm oldu ve “Ben bittim, hadi sen de boşal erkeğim!” dedi. “Korunuyormusun?” dedim. “Hayır, fakat patla amıma, fışkırt, dibimi dölle erkeğim!” deyince ben de öyle bir patladım ki, 15 yıldır böyle boşalmamıştım. 3-4 dk. içinden çıkmadan üzerinde yattım dudak dudağa. Sonra hemen kalktık toparlandık. Pancurları ve kapıyı açtım hem caddeye bakıyoruz hem konuşuyoruz. “Harikaydın aşkım, bana kadınlığımı tattırdın!” dedi. “Sen de öyle aşkım, o nasıl amcık öyle, neredeyse hiç olmayacakmış, resmen yarağımı acıttın!” dedim. “Bendeki amcık amcık da, siken yarak olmayınca amcık ne yapsın? Aşkım ben gideyim artık, kimseyi şüphelendirmeyelim!” dedi. “Tamam aşkım, yalnız bu sikişi ben saymıyorum! Bu akşam geleceğim, seni evinde doya doya sikeceğim, olur mu canım?” diye sordum. “Aşkım çok korkuyorum gören olur diye!” dedi. “Yok ben kimseye görünmeden gelirim aşkım. Saat tam 20:30 da sendeyim, tamam mı Hayriye?” dedim, “Tamam Nahit!” dedi, gitti. Heyecanla akşamı beklemeye başladım. Akşam saat 20:30 da evinin önünden geçerken sokak kapısının açık olduğunu gördüm ve hemen içeri daldım. Kapıdan içeri girer girmez kapı arkamdan kapandı. Baktım kapıya sırtını dayamıs öyle bekliyordu. Evin ışıkları tamamen sönüktü, ancak sokak lambasının ışıkları pencereden sızıyor ve evin içini loş bir aydınlık kaplamıştı. Hemen kucağıma aldım ve odaya götürdüm hiç konuşmuyorduk. Öpmeye başladım. Yavaşça çömeldi ve gözlerimin içine bakarak fermuarımı açtı, yarağımı ağzına alarak öyle bir emmeye başladı ki, daha bir dakika olmamıştı, benim yarak beton gibi olmuştu bile. Bende onu yalamak istiyordum, yarağımı iki eliyle kavradı, “Hayır ben bunu istiyorum hemen, sen sonra yalarsın, vaktimiz çok nasıl olsa!” dedi. Hemen birbirimizi soyduk, yere uzandı, “Hadi koçum! Hadi benim hovardam! Göster şu erkekliğini! Yarağa doyur şu amcığımı!” dedi. Hiç beklemedim, hemen bacaklarının arasında yerimi aldım, yarağımı amının dudaklarında aşağı yukarı gezindirmeye başladım. Hayriye çıldırmıştı, kıvaranıyor, “Geçir kökle artık, ne olur dayanamıyorum, sok koca yaraklım, sok orospun olayım, sok artık!” diye yalvarıyordu. Öyle bir kökledim ki yarağımı, sanki kızgın bir taşın deliğine sokmuşum gibi acı duydum. Onun ise çığlıkları evin içini doldurdu. Gözleri hafif kaydı, bayılacak sandım. Derin derin nefes alıyordu. Ben yarağımı amından yavaşça geri çekip, çok sert bir şekilde tekrar yüklendim. Kısık bir sesle inliyor, boynumu ve kulaklarımı yalıyor, küçük ısırıklar konduruyordu. Ben hızlanmıştım, kısık kısık nefes alıyordu, “Vur erkeğim, dibime vur! Vur koçum! Sik, becer beni! Sen benim ilk erkeğimsin, yırt şu amımın yarak görmeyen yerlerini, yırt aşkım, kocacığım, koca yaraklı hovardam, sik parçala amımı koca yaraklım, sikemeyenin amını böyle sikerler, off dayanamıyorum, içimi yakıyorsun, pompala canım, hadiiiiii geçirrrrr aslanım!” dedikçe hayvanlaşmıştım… Hayriye amının kaslarını sıkarak adeta yarağımı bırakmamacasına eziyordu. Amcığı gevşeyeceğine sanki dahada sıkılıyor, daralıyordu. Susmak bilmiyor, haykırıyordu, “Açım koca yaraklım, açım yarağa, açım sikilmeye! Of ne güzel sikiyorsun! Seni ilk gördüğümde amımdan akan suyu görseydin oracıkta Erkanın yanında tecavüz ederdin bana, Erkana da başımı tuttururdun!” dedi. “Tutarmıydı?” diye sordum. “Böyle siktiğini görse eminim beni kendisi siktirir sana, zaten tapıyor sana!” dedi. Bunları duyunca anladım ki, o hanım hanımcık, çıtı pıtı, kapalı kadının fantazi dünyası sınırsızmış, sikişirken konuşmak ve özellikle kocasını aşağılamaktan müthiş zevk alıyordu. Hemen ben de buna yardım etmeye başladım, “Senin o boynuzlu kocanın amına koyayım ben! Karısını siktiğimin pezevengi!” dedim. “Oooohhh, eveeet, sik Erkanın karısını! Pezevenk kocamın sikemediği amına koyyy errkeğimmm. Sik, boynuzlat arkadaşını, Erkana boynuz taktır bana, sikicim sen ol, boynuzlu pezevengim o olsun, yırt amımı, yırt götümü, sana kendimi o pezevengin kucağında siktirmezsem bu yarrak bana haram olsun sikicim!” diye haykırıyordu. “Sen tam bir Orospuymuşsun, amına koyduğumun Kahpesi, amının ateşi vücuduna, eline vurmuş, anlasaydım ilk fırsatta zorla sikerdim seni, adi Fahişe!” dedim. “Evet tecavüz etmeliydin bana, zorla, bağırta bağırta, ağlata ağlata sikmeliydin, o gün arabanla dağa kaldırmalıydın beni!” dedi. “Sende bu Orospuluk varken seni daha öyle sikerim ki, o pezevenk kocanın boynuzları caddelere sığmaz, merak etme!” dedim. “Ooohhh sik erkeğim Erkanın karısının tazecik amcığını! Daha bu orospu kocasının taptığı bu arkadaşına neler verecek!” dedi. “Neler vereceksin?” dedim. “Amcığımı verecem!” dedi. “Onu zaten verdin amcık karı, dalga mı geçiyorsun, amına koyduğumun Orospusu seni!” dedim. “Götümü de verecem, bakire el değmemiş götümün de sahibi sen olacaksın erkeğim!” dedi. “İşte bu güzel!” dedim. “Götümü de siktirecem sana, fakat önce şu doymamış amcığımı doyurmalısın, sik Nahitim! Sik erkeğim, hovardam benim! Oohhh! Kocam olacak o pezevengin boynuzları uzasın, arkadaşının altında amımı siktiriyorum, ohhhh! Hadi vur! Sakın durma! Oooof, aaaah dayanamıyorum, bana birşeyler oluyor, içim gidiyor, sakın durma, kökle birtanem, kökle! Ahhhh…” dedi ve titremeye başladı. Boşalmak üzereydi, zevk alması için yarağımı geri çektim, başının yarısına kadar çıkardım ve tekrar kökledim ve öyle bir bastırdım ki, dibinde bekledim ve boşaldığını hissettim. Ben ise hızımı daha alamamıştım, kendimi sıkıyor boşalmamak için direniyordum… Yaklaşık 45 dakika sonra Hayriye dördüncü kez boşalırken, ben de patlamak üzereydim ve makina gibi hızlandım, “Geliyorum Orospu, nerene boşalayım?” dedim. Hemen bacaklarını sımsıkı belime, kollarını da boynuma doladı, gözlerimin içine bakıyor, sıktığı dişlerinin arasından, “İçime boşal koçum, içime boşal aslanım! Her yerim senin, istediğin yerime boşalabilirsin, ama önce şu Orospunun döle susamış taze amını döllerinle bir sula, arkadaşının sikemediği karısını dölle, bu am senin döllerine kurban olsun, hadi sikicim, hadi fışkırt amıma, fışkırt döllerini!” dedi. “Ya hamile kalırsan?” deyince, “Offff, hadiii, fışkıırrrrt aşkımm, bırak kendini, hadiii ak içimeee, ak amımaa, ohhh hadi sikicim, yolla döllerini hadiii, kalırsam sana hamile kalayım, senin çocuğunu doğurayım, hadiiii!” diye bağırdı. Öyle tahrik olmuştum ki, artık bu sözler üzerine o anda patladım! Ama ne patlayış, amının içi, en ücra köşesine kadar dolmuştu. Adeta kısa bir baygınlık geçirdi… O gece Hayriyeyi defalarca siktim (Götten de siktim!) ve ilişkimiz 3 yıldır sürüyor. Her fırsatta amdan, götten, ağzından, neresi denk gelirse orasından çılgınca siktim. Şimdi benden hamile kalınca kocasına her şeyi anlatmış, kocası önce kızmış, ama sonra çaresiz olduğu için kabullenmiş…

ince topuklu sandalet 2

İnce Topuklu Sandalet 2 daha önce anlatmistim….dilek bindi arabaya. Ciktik yola. Önce hava dan sudan konustuk. Daha sonra terligini ayagindan cikardi ve bana bakti….birden agzina götürdü ve yalamaya basladi. Tüm spermlerimi yaladi ve yuttu. Sonra tekrar terligi ayagina takti. Ha söyle dedi…senin o mis spermlerini ancak agzima aldim dedi. Hemen arabayi durdurdum. Üzerline cullandim…heryerini öpmeye basladim….ami su icinde kalmisti…bana hadi sok daha beklemek istemiyom dedi. Aninda yaragimi soktum….islak ve sicakti.Ayaklarimi öp dedi. O an bacaklarini omuzladim ve ayaklarini öpmeye basladim. Dilimi terlik ve ayak arasina sokarak yaladim. Ayni anda pompalamaktaydim.Beni kendine dogru cekip vuruyodu. Gelecekmisin diye sordu..evet dedigimde… hadi öbür ayagima akit dedi…aninda cikardim. ayagini terligin ön kismindan cikardi ve sikim altina aldi. Parmaklariyla cekiyordu…ve dayanamadim….sular gibi akmaya basladim. Heme ayagini terligin üzerine koyarak düzene geldik. Eve götürüb döndüm. Devami gelecek. Mail yazmak isteyenler: terlik2000@yahoo.de

siktim onu bir kere

|slm.ben 15 yasında bir lise 1 ögrencisiyim.gecen haftaya kadar hic sexs yapmamıstım.ama gecen pzt.beden egitimi dersinde . konusuyordum.bana sordu.sen hic sexs yaptın mı diye?ben hayır dedim.beni sikim iyice kalkmıstı kız bunu fark edince acıkcası cok utandım.ondan sonra soyunma odalarına gittik.orada yaklasık 20-25 dk öpüstük.ben onu evime davet ettim.eve girergirmes.dudagana yapıstım.cok degisik bir seydi.onda sonra beni sik dedi.ve sikimi agzına aldı.o yaladıkca benim icin bir tuhaf oluyıordu.ondan sonra sikimi alıp amına dogru soktu ve ben tam 4 kez amına bosaldım.kız hamile kaldı.annem ve babamın haberi oldu.ve beni iyice azarladılar ben simdi bu kızla 3 sene sonra evlenmek zorundayım.ve ona asıgım.bu arada cocugu aldırıdı.görüsleriniz icin türkiye1923@yahoo.com

sebahatin külodu

Sebahat teyze 40 yaşlarında sarışın, hafif balıketli, ama enfes bir kadındır. Oldum olası hasta olduğum bir kadındır. Yeğenimin düğününe sebahat teyze’de gelmişti. Gece ilerledikçe de içkiler içilmiş herkes sarhoş olmuştu. Pistte dans müziği çalıyordu. Sebahat teyze bana dans etmeyi teklif etti. Kabul ettim. Pistte dans ederken sebahat teyze’nin bana sımsıkı sarıldığını hissettim. Vücudunu bana iyice yapıştırmış, bacaklarını bacaklarımın arasına sokmuş ve önünü önüme bastırmaya başlamıştı. Bende ona sıkıca sarıldım. Sanki dansetmiyor, sevişiyorduk. Sikim sertleşmiş, sebahat’in önüne dayanır olmuştu. Bunu sebahat’te fark etmiş olacak ki bana gülümseyerek “çok mu tahrik oldun” dedi. Kıpkırmızı olmuştum. Cevap bile veremedim. İçtiği içkinin verdiği rahatlıkla sebahat benimle çok rahat konuşuyordu. Gülerek “utanma, senin şu anda erkekliğe yeni yeni adım attığını ve azgınlığının doruğunda olduğunu biliyorum. Merak etme bende senden farklı değilim, kocasızlık çok zor bir şey. Benimde bir takım ihtiyaçlarım var. Yani anlayacağın bende erkeksizlikten ölüyorum. Eğer istersen birbirimizin dertlerine çare olabiliriz” dedi. Utana sıkıla bunun nasıl olacağını sordum. O da belli zamanlarda onun evinde buluşacağımızı ve deliler gibi sikişip birbirimizi doyuracağımızı söyledi. Bundan memnun olacağımı söyledim. Bunun üzerine bir kadının en çok neresine tahrik olduğumu sordu. Hiç düşünmeden “ayaklarına” dedim. Bana ayaklarının çok güzel olduğunu ve beni ayağa doyuracağını söyledi. Ardından masaya döndü ve oturduk. Sebahat’le masada karşılıklı oturuyorduk. Bir ara sebahat çakmağını masanın altına düşürdü ve benden almamı istedi. Masanın altına eğildiğimde sebahat’in ayakkabılarından birini çıkarmış ve ayağını suratıma uzatmış buldum. İnce çoraplı olmasına rağmen ayağını yakaladım ve parmaklarını ağzıma alarak bir iki saniye emdim. Tadı başımı döndürmüştü. Bu işi uzun süre devam ettirmeyi isterdim ama imkansızdı. Yerimde doğruldum ve sebahat’in bana gülümseyerek baktığını gördüm. Yavaşça teşekkür ettim. O da yavaşça “arkası daha sonra” dedi. Bir ara fırsatını bulup ona “birlikte olacağımız güne kadar nasıl sabredeceğim bilmiyorum” dedim. Sonra o kalktı ve tuvalete gitti. Geldiğinde bana “seninle iki hafta sonra buluşacağız, o zamana kadar sakın kendini tatmin etme, sadece külotumu koklayarak kendini azdır” dedi ve masanın altından götünden yeni çıkardığı küçücük külotunu uzattı. Hemen masanın altında sebahat’in külotunu derin derin kokladım. O nefis amcığının ve zevk dolu götünün kokusu külota sinmişti. Külotu katlayıp cebime koydum. O güzel gece böylelikle bitti. Ben sebahat’in tembihlediği gibi her gece yatağıma yatıp uzun süre onun külotunu koklayarak hayal kuruyor, fakat otuz bir çekmiyordum. Böylelikle iki hafta geçti. Artık dayanamayacak ve zevkten patlayacak hale gelmiştim. Bir gün telefon çaldı. Arayan sebahat’ti. Hazır olup olmadığımı sordu. Ben dünden hazırdım. Ertesi gün için beni çağırdı. Çocukları bir haftalığına Ankara’ya gitmişlerdi ve evde yalnızdı. Ev ikimize kalacaktı. Ertesi günü hazırlandım ve anneme arkadaşımla buluşacağımı söyleyip evden çıktım. Sebahat’in verdiği adresi bulmam zor olmadı. Sebahat kapıyı iççamaşırlarıyla açtı. Kapıda ateşli bir şekilde öpüşüp içeri geçtik. Sebahat bana “hoşgeldin sevgilim” dedi. Sevişmeden önce bana ikramları olacağını söyledi ve mutfağa gitti. Mutfaktan bana kuvvet macunu getirdi ve kendi elleriyle yedirdi. Anlaşılan sıkı bir sikiş istiyordu. Sikim taş gibi olmuştu. Sebahat’in üzerinde küçücük bir sutyen ve daracık bir külot ve siyah ince bir çorap vardı. Külot sebahat’in götünün çok küçük bir kısmını örtebiliyordu amının ise kılları dışarıdaydı ve sadece yarığı örtülüydü. Göğüsleri ise küçücük sutyenden adeta taşmıştı. Gelip yanıma oturdu. “Ye beni damızlık boğam” diyerek dudaklarıma yapıştı. ”Artık sabrım kalmadı, içime yarak almayalı çok uzun zaman oldu, amım pas tuttu, parçala amımı, ye bitir beni” diyerek yarrağımı avuçlamaya başladı. Birbirimize aç kurtlar gibi saldırmıştık. Delice öpüşüp yalaşıyorduk. Sonra sebahat kalktı ve beni soymaya başladı. Pantolonumu, gömleğimi çıkarttı. Külotla kalmıştım. Sebahat’le yatak odasına geçtik ve yatağa uzanarak dudak dudağa öpüşmeye başladık. Bir yandan da birbirimizinkini avuçluyorduk. Benim sikim taş gibi olmuş, neredeyse külotu delecek hale gelmişti. Sebahat’in amı ise zevkten kabarmıştı. Külotunun üzerinden sebahat’i okşuyor, amını tanımaya çalışıyordum. Dudaklarımızı birbirinden ayıramıyor, tükürüklerimizi tatmak için birbirimizin ağzına dilimizi sokuyorduk. Bir sebahat benim ağzıma tükürüyor, bir ben onun ağzına tükürüyordum. Ben bir ara evde prezervatif olup olmadığını sordum. O da “doğum kontrol hapı aldım, içime istediğin gibi boşalabilirsin” dedi. Sonra ayaklarını bana uzatarak “o akşam lokantada yarım kalan işini tamamla, ye bitir ayaklarımı erkeğim” dedi. Ayaklarında ince siyah bir külotlu çorap vardı. Ayak tırnakları uzundu ve tırnaklarına kırmızı oje sürmüştü. Ayakları pürüzsüzdü. Ayaklarından birini elime aldım ve önce bir müddet suratıma yapıştırıp kokladım. Mis gibi kokuyordu. Sonra çorap üzerinden ayak parmaklarını öpmeye ve tabanlarına dil sürmeye başladım. Çorap üzerinden ayaklarının tadını tam alamıyordum. O yüzden sebahat’i kaldırarak çorabını çıkardım. Sonra tekrar yatırarak ayak ucuna geçtim ve ayaklarından birini kaparak başparmağını emmeye başladım. Sonra yavaş yavaş diğer parmaklarını ağzıma aldım ve emdim. Parmak aralarını yaladım. Sıra ayaklarının altlarına ve topuklarına gelmişti. Ayak altlarını bir yalıyor, bir suratıma sürüyordum. Topuklarına geldiğimde boşalacak hale gelmiştim. O yumuşacık ve pespembe topuklar üzerinde dil gezdirmek ise bambaşka bir zevkti. Biraz daha devam edersem boşalacağımı fark ettim ve ayak yalamayı kestim. Sebahat artık dayanamayacağını söyleyerek külotumu yırtarcasına çıkardı ve sikimi dudakları arasına alarak yercesine yalamaya başladı. Bir yandan yalıyor, bir yandan da “ohh çok güzelmiş, sik yalamayı çok özlemişim” diyerek inliyordu. Sebahat sikimi yalarken ben de onun sutyenini çıkarmış, o nefis memeleri fora etmiştim. Memelerini avuçluyor, meme uçlarını sıkıyordum. Memeleri yumuşacık ve iriydi. Onları öpmek güzel olacaktı. Sebahat ise kendinden geçmiş gibi sikimi iştahla yalamaya devam ediyordu. Bir müddet sonra daha fazla dayanamayacağımı anladım. Sebahat’i yatırıp ağzına ve suratına fışkıra fışkıra boşaldım. O ise zevkle ağzındakileri yuttu ve sikimdekileri yaladı. Döllerim sebahat’in yanaklarından ve çenesinden akıyordu. Sebahat’in istediğini yapmış ve onu sperme boğmuştum. Yatakta birbirimize sımsıkı sarıldık ve dudaklarımız birleşti. Deliler gibi sevişmeye başladık. Ben ellerimi arkadan sebahat’in götüne batırmış, sebahat’i önüme bastırmaya başlamıştım. Sebahat ne istediğimi anlamıştı. ”Dur bakalım, önce amıma iyi bir dil masajı yap, amımın suyunu iç, beni ondan sonra sikersin” dedi ve beni bacak arasına itti. Külotunu bir çırpıda çıkarıp attım. İşte iki hafta boyunca hayaliyle yanıp tutuştuğum zevkten sulanmış yarık dudaklarımın bir kaç santim uzağında duruyordu. Hemen yarığa ağzımı yapıştırdım ve vantuz gibi emmeye, içine dilimi sokmaya başladım. Sebahat ben amını yaladıkça kafamı bacak arasına daha fazla bastırıyor, çığlık çığlığa inliyordu. Amının balını ağzıma akıtıyordu. Dilimi olabildiğince derine sokmaya çalışıyor, amının tadını almaya uğraşıyordum. Ağzımı amına yapıştırıp emiyor, amının suyunu içiyordum. Böyle uzunca bir süre devam ettik. Sebahat artık dayanamayacağını, sikimi içine gömmemi istediğini söyledi. İstediğini ikiletmedim. Sebahat yatağa uzandı ve bacaklarını ayırdı. Elleriyle amının yanaklarını ayırdı ve “hadi seni içimde istiyorum, bağırta bağırta sik beni” dedi. Sikimi sebahat’in amına dayadım ve önce sikimin başını soktum. Sebahat hadi kökle deyince bütün gücümle abandım ve sebahat’in amına dibine oturttum. Sebahat ohhhh diye inledi. Sonra deliler gibi gidip gelmeye başladık. Sebahat’in içi sıcacık ve çok kaygandı. Bir müddet gitgel yaptıktan sonra pozisyon değiştirdik. Sebahat bacaklarını omzuma kaldırdı ve ayaklarından birini ağzıma soktu. Bu şekilde git gellere devam ediyorduk. Sebahat altımda eriyordu. Bense zevkten çıldırmış bir şekilde bir yandan sebahat’in ayağını emiyor, bir yandan da amını dipliyordum. Çok sürmedi. Sebahat çığlık çığlığa orgazm oldu. Arkasından da ben boşaldım. Birbirimize sımsıkı sarılıp yatağa yığıldık. Sikim hala sebahat’in içindeydi. Sebahat sikimin içinden çıkmasını istemiyordu. Dudaklarımız birleşti. İkimizde terden sırılsıklam olmuştuk. Sebahat’in saçları birbirine karışmıştı. Dudak dudağa emişmeye başladık. Sikim hala sebahat’in fırınındaydı. Sebahatle bir müddet emiştikten sonra sikimi amcığından çıkardım ve amından akan suları emmek için bacak arasında yerimi aldım. Amının dudaklarından akan suları emdim emdim. Sebahat henüz doymamıştı. ”Hadi erkeğim 69 olalımda birbirimizi iyice emelim, bu arada götümün deliğine baktığın yok yeni tıraşladım orayı ve senin için yıkadım, göt deliğime dilini sokmanı ve götümü yiyip bitirmeni istiyorum” dedi. 69 Olmuştuk. Ben sebahatin götüne gömülmüş göt deliğine dilimi sokmuştum bile. O ise sikimi yutmuştu. Birbirimizi emiyorduk. Sebahat’in göt deliği kasılıyor, yarak istiyordu. Ona istediğini verecektim. Onu üzerimden kaldırdım ve sikimin kafasını göt deliğine dayadım. Bir iki zorlamada girdi içine. Sımsıkı ve sıcacıktı. Arkasında gidip geldikçe azgın sebahat “diple boğam, yar götümü, parçala deliğimi vur bana” diye inliyordu. Fazla dayanamadım ve götüne fışkırmaya başladım. İçimi boşaltmıştı kaltak. Ben uzanıp dinlenmeye başladım. Sebahat içeri gitti ve elinde bal kavanozuyla döndü. ”Şimdi sana biraz güç takviyesi yapıcaz, ayaklarımdan biraz bal ye ve gücün yerine gelsin kalksın yine sikin” dedi. Ayaklarına bal döktü ve parmaklarını dudaklarıma sürmeye başladı. Fazla direnemedim ve ballı ayaklarını yarım saat yedim bitirdim. Sikim şaha kalkmıştı tekrar. Kucağıma oturdu ve amına soktu sikimi. Kucağımda zıplamaya başladı. Zevkten titriyor, doymak nedir bilmiyordu. Memelerinden birini de ağzıma vermiş çığlık çığlığa zıplıyordu kucağımda. İkimizde kudurmuştuk. ”Azgın yosmam kuruttun beni” diye inleye inleye boşaldım. O da orgazmın doruklarında uçtu ve kucağıma yığıldı. Biraz dinlendim. Ve giyinip bir daha buluşmak üzere sözleşip oradan ayrıldım. Eve dönerken yorgunluktan bacaklarım tutmuyordu.

kumsalda sex

Arkadaşlar ben bu yaz başımdan geçen olayı anlatacam karşı komşumuzun küçük kızı(24) ben(17) arasında geçti işten izin alıp yazlığa gelmiş(sema) biz onunla her gün denize iniyoduk bin gün plajin çok kalabalık olduğunu söylüyüp biraz sakine gidelim dedi gittik o denize girdi bense eşyalara bakmak için girmedim bu arada onu .    gözetliyodum bikinesinden götü öyle belli oluyoduki ben mest olmuştum o çıktı ben girdim o bu arada kumsalda kuruyodu ben çıkarken bikinesin arasında amı gözüküyodu daha sonra bana havlumu getirdi kendisine    güneş kremi sürmememi istedediben tamam dedim sürmeye başladım o bu arada kremi daha rahat sürmem içini sütyenin iplerini açtı ben sikim direk gibi olmuştu ben ama onun basenlerine geldiğimde yetermidiyip bıraktım o bana gel pişme diyip bana sürmeye başladı bu arada gögüslerinin ipine bağlamayıp unutmuş gögüslerinin bi kısmı gözüküyodu sırt üstü yat dedi sırtıma sürüp bacaklarıma geldi sonra durakladı çantasından tel aldı sonra bana bi sikimin fotosunu gösterdi ben dona kaldım bacağımın arasından fırlamış bana böyle şeyler olurdur kaza dedi bende hı hı dedim sonra oran pişmesin diyip gel oran sürüyüm dedi ben hayır dedim eline biraz döküp beni dinlemeden    sürdü ben bu arada zevk gelmiştim sonra bi şekilde atlatık akşam yine sahile ikimiz indik bu sefer plajda kimse yoktu(sürekli    beraber inmemizin nedeni ise onunda benimde sigara içtiğimizi ailemizin bilmemesi) kumun üstüne oturduk daha sonra benim bacağama yattı her zaman    yapardı bana sende durgunluk ne diye sordu kendi cevap verdi öğlen ki olay dimi dedi kafana takma dedi eğer seni    bu kadar üzcekse ben unutmaya hazırım dedi bende unutalım dedim oturmaya başladı bu sefer kotundan pembe tangası gözüküyodu alacakaranlıkta sonra bana rengi güzel mi diye sordu ben görmemezlikten neyin dedim hadi hadi bak bak ödeştik dedi sonra görmedin mi daha    hale dedi ben hayır dedim kotunun fermarını açtı ben daha hale yapma dedim o daha hale ödeşme konusundayız dedi bak şimdi durum bir bir dedi sonra t-shirt çıkardı gögüsleri sallanıyodu taş gibiydi sütyeni yoktu bak şimdi iki bir dedi.Sonra sende    hadi atak yap dedi ben daha hale robot gibi duruyodum tamam dedi benim gömleğimi çıkartı sonra kotu ben sonra ne olcaksa olsun dedim artık mermi fırlamışyı aldığımız alkolün etkiside vardı amının kılları fırlaşmış çamaşırından mahsum mahsum duruyodu tangası çıkartım boxer    çıkartım vücudunun her yerini yalayarak okşuyarak öptüm daha sonra amına geldiğinde o kadar kasılmıştıkı içine biraz tükürüp yumşatmaya paşladım biraz yaladıktan sonra demir gibi olmuş yarağımı amının üzerinde gezdirmeye başladım dur diyip bakireyim götüme ne yaocaksan yap dedi sonra domaltım    gevşetmeye başladım sikimi daha sonra götünün dayadım başı girmiyodu bu onunda benimde ilk mukatımızdı ben zorlaya zorlaya soktum sonra evet işte gol diye bağırdı sonra ben oturdum o daha kucağama geldi yaklaşık 10 dk sonra artık yeter boşal diye bağırdı ben tam sikimi cıkartıp ağzına götürken ggögüsüne boşaldım sonra aradan 15 dk geçince sikimi tekrar kaldırıp yalamaya başladı bi daha dedi ben olmaz dedim tamam dedi ama seni be giydiribelirim dedim ilk önce tangası giydirdim amını götünü öpe daha sonra t-shirt giyerken o mühteşem gögüslerinle 15 dk oynadım sonra kalkıp eve gittik odalarımızın camları birbirine bakıyodu gece 1.30 gelen msj da maçı sen kazandın diye yazmış sonra balkona çıkıp bana öpücük attı ertesi gün denize gittiğimizde yine çok sakin bi yere gittik beraber denize dirdik çıktık daha sonra ben onu oda beni yağladı artık o günden beri o benim cinsel organımla rahat oynuyo bende onunkiylr her ne kadar az sex yapmasakta o günde bu güne kadar ne zaman seks yapsak seksden iyi orta diyiyodu şimdi ona sesleniyorum iyi ortalar yapmak için yazı bekle diyiyorumGönderen: heycan
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66